Gökyüzünden damlayan su tanelerinin Bursa'daki ağaçlarımızla buluşmasının ardından, tüm sevgimizi paylaştığımız zeytin ağaçlarımızın lezzet meyveleri ile kahvaltı sofralarınızın tam ortasında yerimizi alıyoruz.
Her gün daha doğalını, daha lezzetlisini üretmek için büyük bir özveri ile çalışıyor ve kültürümüzde büyük yeri olan zeytinin lezzet sırrını sofralarınızda açıklıyoruz.
Zeytin, tarih öncesi çağlardan bu yana doğada bulunur ve Akdeniz Kültürü'nün önemli bir parçasıdır. Bilim, zeytin ağacının ne zaman oluştuğunu tam olarak söylemese de mitoloji zeytinin var oluşuna kendince açıklık getirir. Zeytin ağacı yeryüzüne bir armağan olarak gönderilmiştir.
Eski Yunan'da tanrıların başı Zeus, insanlığa on değerli armağanı veren tanrı ya da tanrıçanın yeni kurulan şehrin hükümdarı olacağını ilan eder. Bunun üzerine deniz tanrısı Poseidon barış ile bilgilelik tanrıçası Athena mücadeleye girişiler. Poseidon, üç dişli çatalını bir kayaya saplar ve insanları uzak yerlere götürecek, savaşlar kazanacak olan "Atı" yaratır. Athena ise mızrağını yere saplayarak bir "zeytin ağacına" dönüştürür. Şehir halkı bu zeytin ağacının büyük bir zenginlik ve bereketin kaynağı olduğuna karar verir ve Athena'nın onuruna şehre "Atina" adı verilir. Bugün bile efsanenin olduğu kabul edilen yerde bir zeytin ağacı durur. Bütün zeytin ağaçlarının Athena'nın yarattığı bu zeytin ağacından çoğaldığı söylenir.
Eski Batı Anadolu medeniyetleri zeytine "sıvı altın" adını vermiştir. Zeytin ağacı yeniden dirilişin, ölümsüzlüğün simgesi olarak tanımlanmış, yeryüzündeki ilk ağaç olarak bilinmiş ve yarışmalarda büyük ödül alanlar zeytin dalı ile ödüllendirilmiştir.